Bir Şirketin Mali Durumunu Nasıl Analiz Edersiniz?

Yatırımcılar, bir şirketin değerini anlamak için şirketin finansal pozisyonlarına bakmak zorundadırlar. Neyse ki bu düşündüğünüz kadar zor değil.

Bankadan kredi çekeceğiniz zaman borç ve varlıklarınızı listelemeniz gerekir. Bankanız, bu bilgiyi finansal pozisyonunuzun gücünü değerlendirmek için bu bilgiyi kullanır. Aracınız, eviniz gibi varlıklarınızın kalitesine bakar ve onların ölçülü bir şekilde değerlerini saptar. Varlıklarınızın toplam değerinin borçlarınızın toplam değerinden az olması net değerinizi veya öz sermayenizi verir. Borsada işlem gören bir şirketin mali durumunun değerlendirilmesi de buna benzerdir.

Bilanço ile Başlayın

Kendi mali pozisyonunuz gibi bir şirketin finansal pozisyonu da varlık ve borçları ile tanımlanır. Bir şirketin finansal pozisyonu aynı zamanda öz sermayelerini de içerir. Tüm bu bilgiler bilançoda pay sahiplerine sunulmaktadır.

Herhangi bir şirketin mali tablolarını incelediğimizi varsayalım. Bunu yapmak için öncelikle inceleyeceğimiz şirketin sitesine girip yıllık faaliyet raporlarını indirebiliriz. Bilançolar standarttır ve sırasıyla varlıklar, yükümlülükler (borçlar), öz kaynaklar şeklinde sıralanır.

Dönen Varlıklar ve Kısa Vadeli Yükümlülükler

Varlıklar ve borçlar, kısa ve uzun vadelere ayrılmıştır. Dönen varlıklar ve kısa vadeli borçlar (kısa vadeli yabancı kaynaklar), beklenen ömrü 12 aydan kısa olanları ifade etmektedir. Örneğin, 31 Ocak 2016 itibarıyla şirket tarafından bildirilen stokların bir sonraki yıl içerisinde satılacağını ve bunun sonucunda stok seviyesinin düşeceğini ve nakit miktarının artması.

İncelediğimiz şirketin bir perakendeci olduğu varsayımından hareketle, şirketin stok durumu varlıklarının büyük bir bölümünü temsil eder. Stoklar, gerçek bir yüksek sermaye yatırımı gerektirdiğinden, şirketler belirli bir satış seviyesi için stok değerini en düşük düzeye indirmeye veya belli bir stok seviyesi için satış seviyesini en üst düzeye çıkarmaya çalışacaklardır. Bu nedenle, şirket önceki yılda satışlarda % 23’lük bir artış ile birlikte stok değerinde % 20’lik bir düşüş görürse, stoklarını nispeten iyi yönettiklerinin bir işarettir. Bu azalma, şirketin nakit akışlarına olumlu katkıda bulunur.

Kısa vadeli yükümlülükler, şirketin önümüzdeki yıl içinde ödemek zorunda olduğu borçları olup tedarikçilere, çalışanlara, vergi dairesi ve kısa vadeli finansman sağlayıcılarına mevcut (veya tahakkuk eden) borçlarını içerir. Şirketler, borçların vadesi geldiğinde borçları karşılamak için nakit mevcudundan emin olmak için nakit akışını yönetmeye çalışırlar.

Cari Oran

Dönen varlıkların toplam kısa vadeli yükümlülüklere bölünmesiyle bulunan cari oran, bir şirketin kısa vadeli yükümlülüklerini dönen varlıklarıyla karşılayabilme yeteneğini değerlendirmek için analistlerce sıklıkla kullanılır. Kabul edilebilir oran 1.5 veya 2 olmakla birlikte bu oran yine faaliyet kollarına göre değişebilir. Diğer tüm oran analizleri gibi, bir şirketin cari oranının değerlendirilmesi de geçmişle ilişkili olarak yapılmalıdır.

Duran Varlıklar ve Uzun Vadeli Yükümlülükler

Duran varlık ya da uzun vadeli yükümlülüklerin 1 yıldan fazla bir yaşam süreleri olması beklenmektedir. Bir şirket için, Onun en büyük dönen varlığı muhtemelen şirketin işletmesini yürütmek için ihtiyaç duyduğu bina, tesis ve ekipmanları olacaktır.

Finansal Durum: Defter Değeri

Varlıklardan toplam borçları çıkarırsak, öz kaynakları buluruz. Öz kaynakları da hisse senedi sayısına böldüğümüzde defter değerini bulmuş oluruz. Esas olarak zaman içinde hisse sahipleri tarafından sağlanan sermayeden ve şirket tarafından kazanılan ve elde edilen kazançlardan oluşmaktadır; buna hissedarlara temettü olarak ödenmeyen kârın bir kısmı da dahil olur. Yatırımcılar Şirketin piyasa değerini defter değeriyle karşılaştırarak kısmen bir hisse senedinin düşük veya aşırı fiyatlı olup olmadığını belirleyebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir