Aralık Ayı Piyasa Riskleri

Henüz konuya pek dikkat çekilmiyor ama 4 aralıkta piyasaları Avrupa kaynaklı iki önemli risk bekliyor. Bunlardan biri; İtalya’da 4 aralık Pazar günü ülkenin siyasi düzeninde köklü değişiklikler öngören anayasa referandu oylanacak. Diğeri ise; aynı gün yapılacak Avusturya Cumhurbaşkanlığı seçimi

Önce İtalya ile başlayalım:

İtalya kendi içerisinde karmaşık siyasi sisteme sahip bir ülke olarak uzun süredir koalisyonlarla yönetiliyor. Avrupa’nın 4. Büyük bu ekonomisi olan İtalya 2. Dünya savaşından bu yana 65 hükümet değiştirdi. GSMH büyüyemiyor ve hala 20 yıl önceki düzeylerinde seyrediyor. 2015 yılında Başbakan Matteo Renzi siyasi yapının istikrara kavuşması için bir dizi önlemi meclisten geçirdi. Bunlardan en dikkat çekicisi; karar almayı zorlaştıran koalisyon hükümetleri yapısını engellemek üzerine kuruluydu. Adına İtallicum denen düzenleme; ülkeyi koalisyon krizlerinden kurtarmayı öngören seçim yasası değişikliğini kapsıyordu. 2016’dan itibaren yürürlüğe giren yeni seçim yasasına göre; tek bir siyasi hareketin beş yıllığına göreve gelmesi öngörülüyor. Ülkede artık yüzde 40 ve üzeri oya ulaşan parti, 630 sandalyeden 340’ına sahip olacak. Hiçbir partinin yüzde 40’ı aşamaması halinde ise en yüksek oyu alan iki parti arasında, ikinci tur seçimine gidilecek.

Şimdi reformların ikinci ayağı devreye sokuluyor ki bu da anayasa değişikliği gerektiriyor. 4 aralık günü referanduma gidecek ve İtalya 1948’de uygulamaya alınan anayasasını değiştirmeyi oylayacak. Mevcut anayasada, Mussolini’nin yaptığı gibi faşizan bir yapı oluşmasın diye merkezi hükümetin çok güçlü olmaması ve parlamentonun iki kanadının eşit güce sahip olması esas alınmış. Başbakan Renzi, anayasada yapılacak değişikliklerle merkezi hükümeti güçlendirerek Senato’yu küçültmeyi ve gücünü azaltmayı, böylece karar alma sürecinin hızlanacağını savunuyor. Bu amaçla da halkın önüne sandığı koyuyor. Sandıktan da “hayır” çıkması durumunda istifa edeceğini söylüyor. Mevcut anketler “hayır” oylarının hala yüksek olduğunu vurguluyor.

Yani;

Renzi, “hayır” cevabını sandıktan alınca istifa etmesi durumunda yapılacak seçimlerde, iktidarı alması muhtemel parti Komedyen Beppe Grillo yönetimindeki M5S olarak görülüyor. Grillo populist söylemleri ile iktidara yürüyen bir lider. En bilinen vaadi de İtalya’nın Euro Birliği’nden ayrılması.

Hadi buyurun Italexit’e…

4 aralıktaki ikinci önemli olay olan Avusturya seçimleri ise; nisan mayıs aylarında yapılmıştı. Hatırlanırsa o dönemde, aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’nin desteklediği Norbert Hofer’in kazanması ihtimali Avrupa’yı çok tedirgin etmişti. Son dakika da az bir farkla Yeşillerin adayı Alexander Van der Belten seçimi kazanınca, Avrupa’da herkes derin bir “oh” çekmişti. Ancak Avusturya Anayasa Mahkemesi seçim kurallarının ihlal edildiği gerekçesi ile seçim sonuçlarını iptal etti ve 4 aralıkta yenilenmesine karar verdi. Adaylar yine aşırı sağcı Norbert Hofer ve çevreci Alexander Van der Belten.

Korku şu; ya Trump gibi radikal söylemler içeren Hofer kazanırsa ne yaparız? “Avusturya’da kim, ne etkisi var ki koca Avrupa’ya?” demeyin. Daha önce Avusturya seçimlerinde büyük zafer elde eden Hitler aşığı olan ve her nasılsa seçimleri kazanıp Avrupa’yı şoke ettikten kısa süre sonra bir kazada olan Jörk Haider’i hatırlayın. Unuttunuz mu yoksa 2008 Avrupa’sındaki o krizi?

Sözün özü; 4 aralık yani önümüzdeki Pazar günü piyasalar açısından kritik önemde olacak. Riski fiyatlamak ya da fırsata çevirmek sizlere kalmış…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir